bel fıtığı beyin ve sinir cerrahisi
Beyin ve Sinir Cerrahisi Nedir? Hastanelerin veya diğer sağlık kuruluşlarının beyin ve omurilik bölgesinde gerçekleşen damar tıkanıkları, yaralanmalar ile vücudun bu bölgelerinden kaynaklanan bel ve boyun fıtığı gibi hastalıklara tıbbi müdahale edilmesini sağlayan birimine, beyin ve sinir cerrahisi adı verilmektedir.
OkanKorkmaz – Beyin ve Sinir Cerrahisi. Bel Fıtığı Tedavisi Toplumda en sık görülen ortopedik rahatsızlıklardan biri olan bel fıtığı, belde şiddetli ağrıya neden olarak günlük yaşamı zorlaştırabilir. Kalça ve bacakta da ağrıyla etkisini gösterebilen bu rahatsızlık cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemler sayesinde
Op Dr. Bülent ARSLAN / Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı ; 0216 339 73 53 - 339 63 59. Çarşamba, 27 Tem 2022. Bel Fıtığı Tedavisi. Boyun Fıtığı Tedavisi. Bel Kayması.
Prof Dr. Kadir Tufan, Beyin Ve Sinir Cerrahisi Uzmanı, Beyin Tümörleri, Bel Fıtığı, Boyun Fıtığı, Omurilik Tümörleri, Hidrosefali, Gamma-Knife gibi konularda sizlere hizmet vermektedir. 0(322) 327 27 27 / 11439
beyinve sinir cerrahisi, bel fıtığı tedavisi, maltepe bel fıtığı tedavi merkezi, Beyin ve Sinir hastalıkları tedavisi, bel fıtığı cerrahisi Tel: 0505 524 93 52 Randevu Talebi Anasayfa
Comment Reussir Une Premiere Rencontre Avec Une Femme. BEL FITIĞI NEDİR? NASIL OLUŞUR? NASIL TEDAVİ EDİLİR?Erişkinlerin %80’i hayatlarının bir döneminde en az bir kez bel bölgesindeki ağrıdan yakınmaktadır. Günümüz yaşam ve çalışma koşulları bu rahatsızlığın ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır. Bunun sebeplerini yazının devamında her bel ağrısı bel fıtığından mı kaynaklanır, bel fıtığı tıp dilinde lomber disk hernisi denir nasıl oluşur onu açıklayalım. Bel fıtığı, genelde 30- 60 yaş arasındaki erişkin grupta sık görülmesine rağmen, hemen her yaşta ortaya çıkabilir. Belde vücudun temel iskeletini oluşturan omur’ denen kemik yapıların arasında destek görevi yapan, omurganın esnekliğini ve hareket kabiliyetini arttıran, süspansiyon görevi gören, kıkırdak benzeri yapılar bulunur. Bununlara disk’ denir. Disklerin etrafında kalınca ve sağlam bir kılıf yapı bulunur. Bu kılıf zamanla ve yaşla yıpranabileceği gibi, ters bir hareket, ağır kaldırma ve benzeri nedenlerle de incelebilir ya da tamamen yırtılabilir. Böyle bir durumda kılıfın içindeki diski oluşturan yapı kılıfın dışına, sinir kanalına doğru çıkar ve kanaldaki siniri sıkıştırır. Kanaldaki sinir iki omur arasından çıkarak bacaklara doğru devam eden sinirdir ve bu sebeple basının şiddetine göre bacakta ağrı, uyuşma, kuvvetsizlik gibi problemler oluşabilir. Daha İleri ve büyük basılarda ise idrar kaçırma, her iki bacakta güçsüzlük ve ereksiyon problemleri dahi yaşanabilir. Bu bu nadir görülen bir durumdur ancak acil ameliyet klasik anlamdaki bel fıtığı hastalığında bel ağrısına ek olarak hatta ön planda bacakta ağrı, uyuşukluk ya da güçsüzlük şikayetlerinden en az biri vardır. Sadece bel ağrısı ile giden bel fıtığı nadirdir ve bu genelde beldeki kas-eklem rahatsızlıkları ile bel ağrısı ve bel fıtığı hastalığı beyin ve sinir cerrahisi, fizik Tedavi-rehabilitasyon ve algoloji bölümlerinin çalışma sahası içinde yer ağrısından yakınan hasta ilgili doktora başvurduğunda, doktor hastayı muayene ederek ağrıya neden olan sebep hakkında fikir sahibi olur. Takiben gerekli görürse teşhisini doğrulamak için röntgen, bilgisayarlı tomografiBT, manyetik rezonans görüntüleme MR, elektromiyografi EMG gibi tetkikleri kullanarak tanısını kararı ne zaman verilir?Bel ağrısına sebep olan hastalıkların sadece %3-5’i ameliyat gerektiren rahatsızlıklardır. Muayenesinde kuvvet kaybı, diğer tedavilerle geçmeyen uyuşma ve ağrı şikayeti olan hastaların bel MR’larında bu şikayet ve muayene bulgularıyla uyumlu bir bel fıtığı görüntüsü varsa hastaya ameliyat önerilir. Burada kuvvet kaybı durumu özellikle önemlidir. Çünkü kuvvet kaybı olması sinirin artık canlılığını kaybetmeye başladığının bir göstergesidir. Sinir dokusu vücudumuzdaki diğer dokulardan farklı olarak kendini yenileme özelliğine sahip değildir. Yani doku öldüğünde onunla ilgili fonksiyon kaybolur ve çok yüksek ihtimal ile geri gelmez. Bu sebeple özellikle bel ve bacak ağrısı yaşayan hastaların ayakbileği ve diz hareketlerinde güçsüzlük hissetmeye başlamaları durumunda hiç vakit kaybetmeden bir beyin ve sinir cerrahına başvurmaları hastada bel ve bacak ağrısı dışında; uyuşukluk, güçsüzlük gibi daha ileri şikayetler yok ve bel MR’ında ciddi bir sinir basısı görülmüyor ise hastalara öncelikle istirhat, ilaç tedavisi ya da fizik tedavi bel fıtığı ameliyatları mikroskop ya da endoskop ile yapılmaktadır. Ameliyat süresi yaklaşık bir saattir. Hasta sıklıkla genel anestezi ile ameliyat edilir ve bir gün sonra taburcu edilir. Bir hafta , on gün sonra da günlük yaşama fıtığından nasıl korunulur?Gelelim bu yazının belki de en önemli kısmına;Yazının başında da bahsettiğimiz gibi günümüz yaşam ve çalışma koşulları bel ağrısı şikayetinin ortaya çıkmasını kolaylaştırmıştır. Hareketsiz, sürekli oturarak çalışma hem karın ve sırt kaslarımızın zayıflamasına ve bu sebeple omurgamızın ve disklerimizin daha fazla yük taşımasına neden olur; hem de hastalığın diğer tetikleyicisi olan kilo problemlerine yol fıtığı oluşumunda bir diğer etken de sigaradır. Sigaranın diskte bozulmaları artırdığı, iyileşmeyi yavaşlattığı birçok araştırmada yaşantımızda farkında olmadan yük kaldırma, nesneleri itme, çekme gibi yaptığımız bir dizi harekette, omurga yapısına uygun davranılmalıdır. Yerden bir yük kaldırılırken mutlaka dizler kırılarak çömelmeli, yük sonra kaldırılmalıdır. Omuz üstüne yük kaldırılırken Çamaşır asma, dolap yerleştirme gibi dikkat edilmeli, varsa bir merdiven, sandalye gibi bir yükseklik üzerinden bu işler yapılmalı, yukarı doğru uzanılmamalıdır. Günlük çalışma sırasında özellikle masa başında, tam dik pozisyonda oturmalı ve sandalye bel girintisini destekleyecek biçimde seçilmelidir. Sandalyenin uygun olmadığı durumlarda, bel girintisini destekleyecek ilave bir yastık aynı işi görecektir. Uzun süre masa başında, televizyon karşısında aynı pozisyonda kalınmamalı, en az 30-40 dakikada bir pozisyon değiştirilmelidir. Yataktan kalkarken aniden bele yük bindirerek doğrulmaktan kaçınılmalıdır. Önce yan dönmeli, sonra ayakları yatak kenarından aşağı sarkıtıp dirseklerden destek alınarak doğrulmalıdır. Düzenli egzersiz yapmak, özellikle yüzmek bel fıtığının önlenmesinde son derece tedavisinde tabu haline gelen bir öneri sert yatak önerisidir. Sert yataktan kastedilen, üzerine yatmakla şekli bozulmayan, vücudun şeklini alabilen yatakların kullanılmasıdır. Günümüzde ticari piyasada üretilen birçok yatak markası bu ihtiyacı karşılamaktadır. Bu nedenle özellikle sert bir zeminin istirahat amacıyla yaratılması gerekli değildir. Hastanın rahat ettiği pozisyon en iyi yatma pozisyonudur, özellikle dizlerin kırılması araya bir yastık konması da ağrıyı engellenmesinin, en iyi tedavi seçeneğinden daha iyi sonuç vereceği unutulmamalıdır. Bu sebeple; kontrollü ve dengeli hareket, kilo konusunda dikkatli olmak, sigara içmemek ve düzenli egzersiz yapmak özellikle hassasiyet göstereceğimiz konular sağlıklı günler Aydın AydoseliBeyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanıİstanbul Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği
Beyin Cerrahi Neye Hangi Hastalıklara Nelere Bakar?Tam Liste Beyin ve Sinir Cerrahisi Nedir? Nöroşirürji olarak da bilinen Beyin ve Sinir Cerrahisi beyin, omurilik, sinirler ve bu sisteme destek yapı ve ilişiklerinin ameliyat gerektiren hastalıklarının tedavisini gerçekleştiren bir bilim dalıdır. Nöroşirürjiyen, nöroşirürjist ise Beyin ve Sinir Cerrahisi dalında uzmanlaşmış doktora denir. Türkiyenin en iyi beyin cerrahi doktorları şu kişiler olarak bilinir; Prof. Dr. Gazi Yaşargil, Prof. Dr Necmettin Pamir, Prof. Dr. Türker Kılıç. Beyin Ve Sinir Cerrahisi Hangi Hastalıklara Bakar? Beyin tümörleri Beyin kanamaları Beyin, omurga ve omurilik tümörleri Beyin damarlarında anevrizma baloncuk Doğuştan kafatasındaki şekil bozukluklarının tedavisi. Bel ve boyun fıtığı başta olmak üzere her türlü omurga hastalıkları Kafa, omurga ve omurilik yaralanmaları Hipofiz cerrahisi İnme felç Kronik ağrıya cerrahi tedavi Arteriovenöz malformasyon AVM Kavernom Doğumla birlikte ortaya çıkan sinir sisteminin oluşumu sırasında gelişen hastalıklar meningomyelosel gibi Hidrosefali Beyinde su toplanması Karpal tünel ve kübital tünel gibi sinir sıkışmaları Osteoporotik omurga kırıkları Trigeminal nevralji,ağır kanser ağrıları Gergin omurilik sendromu Demansnormal basnçlı hidrosefali Alzheimer Bunama hastalığı Bayılma tedavisi Lumboperitoneal Şant Ventriküloperitoneal Şant Epidural Hematom Epilepsi Cerrahisi Subdural Hematom Spastisite Cerrahisi Baş,bel ve boyun ağrısı cerrahisi Sinir Yaralanmaları Ulnar Tuzak Sendromu Peroneal Sinir Tuzaklanması Bel fıtığı Tik hastalığı hemifasiyal spazm Beyin ve omurilik tümörleri nöroonkoloji Çocuklarda beyin tümörü Epilepsi Fonksiyonel nöroşirürji ve stereotaksi Normal basınçlı hidrosefali Nörovasküler hastalıklar Parkinson hastalığı Pediatrik nöroşirürji Spinal ve periferik sinir sistemi cerrahisi Epilepsi Sara Skolyoz Omurganın boyun, göğüs, bel bölgelerinde görülebilen, yana doğru eğriliği Lipom Bel fıtığı Lomber disk hastalığı ve boyun fıtığı başta olmak üzere her türlü omurga hastalıkları Diplomiyeli Beyin dokusunu ya da omuriliği besleyen damarların balonlaşma anevrizma Arka çukur tümörleri ve astrositomalar OKB obsesif kompulsif bozukluk gibi bir takım psikiyatrik hastalıkların cerrahi tedavisi Kraniostenosis denen kafatası şekil bozukluğu Torasik çıkım sendromu fazla kaburga Karotid stenozu denilen boyun damarlarındaki daralmalar Nöropati ve ağrıları Periferik sinir denilen kol ve bacak sinirlerinin her türlü sıkışması, travma ve kesikleri, tümörlerinin cerrahi tedavisi Epilepsi ve Parkinson hastalığı Beyinde su birikmesine bağlı bunama yada demans AVM denen beyin damar yumakları Kamburluk Belde kireçlenme Bel kayması Skolyoz omurganın yana eğriliği Bel, sırt ve boyun fıtığı, romatizmal hastalıklara bağlı omurga deformiteleri Omurilik tümörleri Omurilik iltihapları ve travmaları Damarsal yapı bozuklukları anevrizma Omur kemiklerinin doğumsal kusurları Doğumla birlikte olan meningomyelosel gibi sinir sisteminin oluşumu sırasında gelişen rahatsızlıklar Beyin hipertansiyonu Doğuştan ortaya çıkan; Beyin ve Omurilik sistemi kist ve tümörleri Kafa travmaları Beynin vasküler hastalıkları Beyin iltihap ve abseleri Omur kemiklerinin kayması Omurga kanal darlığı Osteoporotik omurga kırıkları, kifoz, demansnormal basnçlı hidrosefali El-bilek ve dirsekte sinir sıkışması tedavileri, Beyin damarlarının tıkanıklıkları Beyin Ve Sinir Cerrahisi Hastalıkları Belirtileri Baş ağrısı Baş dönmesi Bayılma senkop Bel ağrısı Bel fıtığı belirtileri Bacaklarda boşalma hissi Boyun ağrısı Çift görme Kollarda güçsüzlük Konuşma bozukluğu Elde ve kolda his kaybı ve uyuşma Geçici iskemik atak belirtileri Denge bozukluğu Denge kaybı Unutkanlık bunama Vertigo Beyin Ve Sinir Cerrahisi Hastalık Teşhis Yöntemleri Bilgisayarlı Tomografi CT, BT Elektroensefalogram EEG Elektromyelografi EMG Lomber ponksiyon LP Beyin sapı uyarılmış yanıtları BAER Karotid Doppler Ultrason Serebral anjijografi Diskografi Pozitron Emisyon Tomografi PET Single Photon Emission Computed Tomography SPECT tarayıcı Beyin Cerrahisi Uzmanlık Eğitim Süreleri 6 yıl Tıp Fakültesi 5 yıl Uzmanlık Eğitimi 6 yıl Tıp fakültesi eğitimi bitirildikten sonra YÖK ve ÖSYM’nin hazırladığı Tıpta Uzmanlık Sınavı’na girilerek nöroşirürji eğitimi veren kliniklerin birinde asistanlık eğitimi başlar. Türkiye’de nöroşirürjiyen sayısı 1300’ü aşmış durumdadır. Beyin Omurilik Sinir Cerrahisi; Beyin tümörü cerrahisi, serebrovaskülerbeyin damarları cerrahi, pediatrikçocuk beyin cerrahisi ve omurilik cerrahisi olmak üzere 4 alt dala ayrılır
Bacak ağrısı ile birlikte olan bel ağrılarının en sık rastlanılan nedeni bel fıtığıdır. Bel Fıtığı Kimlerde Daha Sık Gözükür? Bel Fıtığı Nasıl Oluşur? Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir? Bel Fıtığı Teşhisi Nasıl Konur? Bel Fıtığının Tedavisi Nasıl Yapılır? a. Başlangıç safhası b. Bel fıtığı ilerlerse c. Ameliyat gerektiren duru Mikrocerrahi Nedir? Diğer Cerrahi Metodları Nelerdir? Bel Fıtığından KorunmakBel Fıtığının Cerrahi Tedavisi Bel Fıtığı Kimlerde Daha Sık Görülür? Tıp dilinde disk hernisi olarak adlandırılan bel fıtığının toplum içinde rastlanma sıklığı onda bir gibi yüksek bir düzeydedir. Bel fıtığı en sık 35-50 yaş arasında ve her iki cinste de eşit olarak görülür. Omurga yapısı nedeniyle uzun boyluların bel fıtığına yakalanma riskleri daha fazladır. Ağır işlerde çalışanlar, ev hanımları, uzun süre oturmak zorunda kalan masabaşı çalışanları, şöförler, sürekli ayakta duran öğretmen, eczacı, garson gibi meslek sahipleri, açık havada çalışanlar, yoğun stres altındaki yöneticiler bel fıtığına yakalanma olasılığı en fazla olan kesimdir. Bel Fıtığı Nasıl Oluşur? Bel fıtığı omurgalar arasında bulunan disk denilen elastiki kıkırdak dokunun omurgaların basısı nedeniyle öne doğru kayarak omurilik kılıfından çıkan ve bacağın çeşitli bölgelerine giden sinirleri sıkıştırmasıyla oluşur. Bazen ani bir zorlama, ağır bir şey kaldırma, ters bir hareket veya belin üşütülmesi bile bel fıtığına neden olabilir. Ama bel fıtığının en önemli nedeni uzun süren stres ve gerginlikler sonrası kaslardaki aşırı gerilmedir. Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir? Tek veya her iki bacağa vuran ağrılar, ayaklarda uyuşmalar, hareket kısıtlılıkları, yürüme ve oturmada güçlük bel fıtığının belirtileridir. Bel fıtığı ilerlerse iktidarsızlık, çabuk yorulma, idrarını tutamama, dengesizlik ve yürüyememe gibi belirtiler de eklenebilir. Bel Fıtığı Teşhisi Nasıl Konur? Günümüzdeki modern tanı yöntemleri, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans ile bel fıtığı teşhisi kolaylıkla konulmakta ve derecesi belirlenebilmektedir. Bel Fıtığının Tedavisi Nasıl Yapılır? aBaşlangıç Safhası Bel fıtığın tedavisi fıtıklaşmanın, yani disk dediğimiz elastiki maddenin bacağa gidensinirlere yaptığı basının derecesine bağlıdır. Eğer sadece bel ve bacak ağrısı mevcut, herhangi bir uyuşukluk, güç kaybı, hareket kısıtlılığı yoksa bel fıtığı başlangıç safhasında demektir. Bu halde hastaya kas gevşetici ilaçların verilmesi, yatak istirahati ve belini zorlayacak hareketlerden kaçınması önerilir. Hastaya yapılacak öneriler şunlardır 1 Hasta kesinlikle bir iki kiloyu aşan ağırlıkları kaldırmamalıdır. 2 Öne ve yanlara doğru eğilme, belin bükülmesi yasaklanır. Eğer yerden bir şey alınacaksa hastanın çömelerek alması söylenir. 3 Hastaların otururken belinin arkasına bel boşluğunu yok edecek şekilde bir yastık koymaları ve yirmi dakikadan fazla oturmamaları önerilir. Eğer hastanın mesleği gereği uzun süre oturması gerekiyorsa her yirmi dakikada bir yürümesi önerilir. Uzun süre araba kullananlara ise yirmi dakikada bir arabalarını park edip arabalarının etrafında birkaç kez dönmeleri tavsiye edilir. 4 Hastanın yukarıya doğru uzanması yasaklanır. Yukarıdan bir şey alacaksa bir iskemle veya merdivenin üstüne çıkıp alması söylenir. 5 Hastaya belini daima sıcak tutması, açık pencere veya havalandırma önünde durmaması hatırlatılır. 6 Bel ve bacak ağrısı olan hastalar mutlaka stresten kaçınmalıdır. Stres ağrıyı arttırmak yanında bel fıtığının ilerlemesine de yol açabilir. Hastanın evde kaldığı süre içinde yatak istirahati yapması önerilir. Çok sert zeminlerin sanıldığının aksine zararları daha fazladır. Kaliteli bir yaylı yatakta ve hastanın kendince en rahat edebildiği pozisyonda yatması daha uygundur. bBel Fıtığı İlerlerse Eğer yukarıdaki önerilere, istirahate ve kas gevşetici ilaçlara rağmen hastanın şikayetleri devam ediyorsa fizik tedavi uygulanmalıdır. Fizik tedavi mutlaka bir uzmanın denetiminde olmalıdır. Fizik tedavi sırasında ilk bir kaç gün ağrılarda artma olabilir, ama hasta onbeş yirmi seans fizik tedaviye devam etmelidir. Bel çektirme, akupunktur, bele balık bağlama, el masajı, zift yakma gibi yöntemler ancak istirahatle bile iyi olabilecek bel fıtıklarına fayda edebilir. Bu tip alternatif tedavi metotlarının amaçları fizik tedavide olduğu gibi kasları gevşetme esasına dayalıdır. Ama amacı dışında uygulanırsa bu metotlar faydadan çok zarar getirir. Eğer yapılan tüm tedavilere rağmen hastanın ağrıları geçmemiş ise nükleoplasti metodu uygulanabilir. Nükleoplasti ileri dereceye ulaşmamış bel fıtıklarında fıtıklaşmış diske bilgisayarlı tomografi altında bir iğne ile girilerek radyofrekans dalgalarıyla diskin ısıtılması, diskin içindeki sinirlerin harap edilmesi ve diskin içinde boşluklar açarak fıtığın çökmesi esasına dayanır. Nükleoplasti tek seans olarak ve hastanede yatma gerekmeden uygulanan bir metottur. Herhangi bir riski yoktur, ama fıtığı tamamen yok etmesinin garantisi yoktur. cAmeliyat Gerektiren Durumlar Fizik tedaviye rağmen hastanın ağrıları devam ediyorsa veya geriletilmeyen bir güç kaybı, bacakta incelme, dayanılmaz ağrılar varsa veya çekilen tomografi veya MR filmlerinde diskten bir parça koptuğu tespit edilirse çözüm cerrahi müdahaledir. Ameliyatla omurilikten çıkan sinirlere olan mekanik bası giderilmelidir. Eğer cerrahi müdahale yapılmaz ve sinire bası devam ederse hastada idrarını tutamama, seksüel gücün kaybı, ayaklarda felç gibi sorunlar gelişebilir. Maalesef halk arasında ameliyat olursam sakat kalırım, uzun süre yataktan kalkamam, korse takmak zorunda kalırım veya fıtığım tekrarlar, tekrar ameliyat olurum gibi inanışlar mevcuttur. Ama mikrocerrahi sayesinde bu tip korkulara gerek kalmamıştır. Mikrocerrahi Nedir? Yaklaşık altmış yıldır uygulanmakta olan klasik bel fıtığı ameliyatları sonucu hastaların tam olarak iyileşememeleri, uzun süre ağrı çekmeleri, işlerine geç dönmeleri cerrahları bu konuda arayışlara yöneltmiştir ve yirmi iki yıl önce Caspar ve Yaşargil tarafından mikrodiskektomi metodu bulunmuştur. Mikrodiskektomi hastaların ayağa kalkış ve işlerine dönüş süreçlerini kısaltmış, fakat özel eğitim, özel mikroskop ve özel aletler gerektirdiğinden arzu edilen düzeyde yaygınlaşamamıştır. Bu nedenle halk arasında bel fıtığı ameliyatından sonra sakat kalırım, normale dönemem korkusu oldukça yaygın bir şekilde devam etmektedir. Bel fıtığında uygulanan mikrocerrahi metoduyla hastalar ameliyat olduktan altı-yedi saat sonra ayağa kalkıp yürümekte ve bir gece hastanede yattıktan sonra evlerine gidebilmektedir. Bu metot sayesinde sadece bir buçuk-iki santimlik bir kesi yapılmakta ve ameliyat sonrası cilt yüzeyine dikiş konmamaktadır. Ameliyatın gelişmiş mikroskoplar altında yapılması ameliyat bölgesindeki sinirlerin 25 veya 40 büyütmeyle görülmesini, böylece sinirlere hasar verme riskini sıfıra indirmeyi sağlamaktadır. Halen bu metotla bel fıtığı ameliyatları korkulu rüya olmaktan çıkmış, bel fıtığı olan hastaların hastalıkları nedeniyle üzüntüye kapılmalarını önlenmiştir. Hastalar ameliyat oldukları gün veya ertesi gün taburcu olabilmekte, bir hafta içinde de normal yaşantılarına dönebilmektedirler. Bazı hastalar ise ameliyattan değil narkoz almaktan korkmaktadırlar. Birçoğunda uyuyup bir daha uyanamama korkusu vardır. Epidural anestezinin bel fıtığı ameliyatlarında da kullanılması ile bu korku ortadan kaldırılmış, artık bel fıtığı ameliyatları konuşa konuşa yapılır hale gelmiştir. Hastalar ameliyat sırasında rahatlıkla sohbet eder, şarkı söyleyebilir, ameliyat sırasında yakınlarını arayabilir hale gelmişlerdir. Diğer Cerrahi Metodları Nelerdir? Daha önceleri uygulanan lazerle belfıtığı ameliyatları, perkütanöz endoskopik diskektomi denilen ayaktan tedavi metotları ve kemonükleozis denilen ilaçla diskin eritilmesi metotları ancak istirahatle ve fizik tedaviyle iyi olabilecek hastalara fayda ettiğinden yavaş yavaş terkedilmektedir. Bir çok hastalıkta da olduğu gibi bel fıtığından değil geç kalınmaktan korkulmalıdır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Bel Fıtıkları Bel Fıtıklarının Aşamaları ve Tedavisi OMURGANIN YAPISI Omurga, ense kökünden başlar ve kuyruk sokumunun dibinde biter. Üst üste dizilmiş ve Omur Vertebra adı verilen 7 boyun, 12 sırt, 5 bel omuru ve 1 kuyruk sokumu kemiğinden oluşur. Kuyruk sokumu kemiği birbiriyle kaynaşmış beş omurdan oluşur. Boyun bölgesi Cervical Vertebra servikal okunur , sırt bölgesi Thoracal Vertebra torakal okunur veya Dorsal Vertebra, bel bölgesi Lomber Vertebra, kuyruk sokumu bölgesi de Sakral Vertebra veya Sakrum olarak isimlendirilir. Omurların arasında Disk intervertebral disk adı verilen ve omurganın esnemesini, bükülmesini ve şok darbelerini emmesini sağlayan kıkırdağımsı bir yapı bulunur. Disk iki kısımdan oluşur Nucleus Pulposus Kısaca nucleus nukleus olarak okunur olarak bilinir. Diskin iç kısmını oluşturur. Su tutma yeteneğine sahip glikoprotein yapısında lif yumağından oluşur. Hacminin % 90’ı sudan oluşur. Bu nedenle esneme, bükülme ve darbeleri emme yeteneğine sahiptir. Annulus Fibrosus Diskin dış kısmını oluşturan ve sağlam örülmüş katmanlardan oluşan sert ve çok güçlü bir kılıftır. Bu kısım, nukleusun etrafını sararak bütünlüğünün korunmasını sağlar. Normalde 1,5 tonluk bir yüke dayanabilecek sağlamlıktadır. Boyun bölgesi Cervical omurları arasında oluşan fıtığa Boyun Fıtığı denir. Fıtığın yerini belirtirken hangi omurların arasında oluşmuş olduğu ifade edilir. Örneğin 5. ile 6. boyun omurları arasında oluşmuş olan fıtığa C5-6 fıtığı denir. C1-2 arasında disk bulunmadığından, bu bölgede fıtık oluşmaz. C2’den itibaren C7’ye kadar herhangi iki omur arasında boyun fıtığı gelişebilir C2-3, C3-4, C4-5, C5-6, C67. Yukarıdaki resimlerde diskler mavi renkte resmedilmişlerdir. Servikal omurgayı önden gösteren üstteki resimlerde C1 ve C2 arasında disk bulunmadığı açıkça görülmektedir. Sırt bölgesi Thoracal omurları arasında oluşan fıtığa Sırt Fıtığı denir. Fıtığın yerini belirtirken hangi omurların arasında oluşmuş olduğu ifade edilir. Örneğin 9. ile 10. sırt omurları arasında oluşmuş olan fıtığa T9-10 fıtığı denir. T1’den itibaren T7’ye kadar herhangi iki omur arasında sırt fıtığı gelişebilir T1-2, T2-3, T3-4, T5-6,…T10-11, T11-12. Bel bölgesi Lomber omurları arasında oluşan fıtığa Bel Fıtığı denir. Fıtığın yerini belirtirken hangi omurların arasında oluşmuş olduğu ifade edilir. Örneğin 4. ile 5. bel omurları arasında oluşmuş olan fıtığa L4-5 fıtığı denir. L1’den itibaren L5’e kadar herhangi iki omur arasında bel fıtığı gelişebilir L1-2, L2-3, L3-4, L4-5. Sacrum sakrum olarak okunur olarak bilinen kuyruk sokumu kemiği, birbiriyle kaynaşmış 5 omurdan oluşur. Birbirinden boğumlarla ayrılan bu omurlar yukarıdan aşağıya doğru S1, S2, S3, S4, S5 olarak isimlendirilirler ve aralarında disk bulunmaz. Bu nedenle sakrumda fıtık oluşmaz. Fıtıklar geçiş bölgelerinde de görülebilirler. Bu fıtıklar şu şekilde isimlendirilirler C7 ile T1 arasındaki fıtıklar C7-T1 fıtığı T12 ile L1 arasındaki fıtıklar T12-L1 fıtığı L5 ile S1 arasındaki fıtıklar L5-S1 fıtığı BEL FITIĞININ OLUŞUMU VE AŞAMALARI Birinci Aşama Esmer Disk, Dejenere Disk Tanımı ve Oluşumu Bel fıtığı gelişimi, diskin yapısının bozulmasıyla başlar. Yapısı bozulan diskin dışındaki kabuk annulus zayıflar . Zorlamayla beraber annulusun içindeki liflerde minik yırtıklar gelişmeye başlar. Aynı zamanda diskin iç kısmında bulunan nucleus da kurumaya ve böylece esneme, bükülme ve darbeleri emme yeteneğini yitirmeye başlar. Bu aşama bel fıtığının habercisidir ve Disk Yıpranması, Disk Dejenerasyonu, Dejenere Disk olarak adlandırılır Resim 1. Normalde MR’da diskin rengi suya yakın beyaz renkte görünür. Ancak, disk dejenerasyonu geliştiğinde nuleus içindeki su miktarı azalmış olur ve böylece disk, normalde olduğundan daha siyah görünürler. Bu nedenle bu disklere Esmer Disk de denir. Aşağıdaki resimde oklarla gösterilen Esmer Disk’lerin yukarıdakilere oranla daha siyah olduğunu görebilirsiniz Resim 2. Belirti ve Bulguları Hiç bir belirti vermeyebilir veya zorlamayla beraber sadece bel ağrısı yapabilir. Teşhisi Sadece MR ile teşhis edilebilir. Tedavisi Diske binen yükü azaltmak ve diski zorlayıcı hareketlerden kaçınmak gerekir. Fazla kiloları vermek, topuklu ayakabı giymemek, eğilip iş yapmamak, ağır yük taşımamak, zorlayıcı sporlardan uzak durmak, sigara içmemek gerekir. Bununla beraber düzenli yürüyüş ve yüzme ile karın, bel, sırt ve bacak kaslarını güçlendirerek omurgaya destek sağlamak gerekir. Genellikle düz ve toprak bir yolda ve normal yürüyüş temposunda 40-60 dakikalık yürüyüşler önerilir. Ağrılı dönemlerde ilaç tedavisi ve kısa süreli yatak istirahati uygulanabilir. İkinci Aşama Bulging Tanımı ve Oluşumu Zamanla annulusun içindeki yırtıklar artar ve içerdeki nukleusun baskısıyla annulus bir yerinden dışarı doğru bombeleşmeye başlar. İlk etapta bu bombelik, çok küçük ve belli belirsiz bir aşamadadır. Bu duruma Bulging Balcing diye okunur denir. Soldaki resimde kırmızı okun ucunda belli belirsiz bir bombeliği bulging görmektesiniz. Sağdaki MRI görüntüsünde, resimde belirtilen bombelik bulging esmer diskin ucunda kırmızı okla gösterilmektedir. Belirti ve Bulguları Hiç bir belirti vermeyebilir veya sadece bel ağrısı yapabilir. Teşhisi Sadece MR ile teşhis edilebilir. Tedavisi Diske binen yükü azaltmak ve diski zorlayıcı hareketlerden kaçınmak gerekir. Fazla kiloları vermek, topuklu ayakabı giymemek, eğilip iş yapmamak, ağır yük taşımamak, zorlayıcı sporlardan uzak durmak, sigara içmemek gerekir. Bununla beraber düzenli yürüyüş ve yüzme ile karın, bel, sırt ve bacak kaslarını güçlendirerek omurgaya destek sağlamak gerekir. Genellikle düz ve toprak bir yolda ve normal yürüyüş temposunda 40-60 dakikalık yürüyüşler önerilir. Ağrılı dönemlerde ilaç tedavisi ve kısa süreli yatak istirahati uygulanabilir. Kısa süreliğine çelik balenli bel korsesi kul,lanılabilir. Üçüncü Aşama Protrüzyon Tanımı ve Oluşumu Gittikçe annulustaki minik yırtıkların miktarı artmaya ve böylece annulusu zayıflatmaya başlar. Zorlanmayla beraber diskin içinde artan basınç nedeniyle ortadaki nucleus, annulusu dışa doğru iterek belirgin bir şekilde bombeleşmesine neden olur. Bu bombeliğe Protrüzyon denir ve bombeleşen diske de Protrüde disk denir. Soldaki resimde diskteki protrüzyon kırmızı okla gösterilmektedir. Sağdaki MRI görüntüsünde, belirtilen protrüzyon beyaz okla gösterilmektedir. Belirti ve Bulgular Bombeleşen yere göre ya sadece şiddetli bel ağrısına veyahut da şiddetli bel ve bacak ağrısı ile beraber bacakta uyuşma ve güçsüzlüğe neden olabilir. Teşhisi Bilgisayarlı Tomografi’de teşhis edilebilirse de en iyi ve en detaylı teşhisi MRI ile yapılır. Tedavisi Hastanın ağrıları dayanılmayacak kadar şiddetli değilse ve hastada felç gelişmeye başlamamışsa ilaç tedavisi ve yatak istirahati önerilir. Kısa süreliğine çelik balenli bel korsesi kullanılabilir. Teadviden kısmen fayda gören hastalara Fizik Tedavi de eklenir. Fıtığı taze olan ve güçszülüğü bulunmayan tedaviye dirençli hastalara İntradiskal Girişim uygulanabilir. Halk arasında ismi yaygın olarak kullanılan Lazer, bu girişim tekniklerinden bir tanesidir. Ağrıları dayanılmaz şiddette olan veyahut da felç gelişen veya gelişmekte olan hastalar, ameliyat edilmelidir. Bel fıtığında ameliyat teknikleri hakkında bilgi almak için Bel Fıtığı Ameliyatı Dördüncü Aşama Ekstrüzyon Tanımı ve Oluşumu Dıştaki kabukta annulus meydana gelen yırtıklar o kadar çoğalır ki, sonunda kabuğun o bölgesi tamamen yırtılır ve içteki yumuşak kısım nukleus omurilik ve sinire doğru fırlar. Bu duruma Ekstrüzyon ve yırtıktan dışarı fırlayan diske de Ekstrüde Disk denir. Bu durum halk arasında Fıtığın Patlaması veya Fıtığın Yırtılması olarak bilinen resimlerde Ekstrüde olan kısım oklarla gösterilmişir. Belirti ve Bulgular Annulusun kabuğun yırtılmayla beraber daha önce var olan şiddetli bel ağrısı hafifler ama dışarı fırlayan nukleusun içteki yumuşak kısım omurilik ve siniri sıkıştırması sonucu bacak ağrısı dayanılmaz hale gelir ve bacaktaki uyuşma hissi artar. Bu duruma genellikle bacakta veya ayakta güçsüzlük de eşlik eder. Teşhisi Bilgisayarlı Tomografi’de teşhis edilebilirse de en iyi ve en detaylı teşhisi MRI ile yapılır. Tedavisi Tek tedavi seçeneği ameliyattır. Ameliyat için geç kalınması halinde kalıcı sinir hasarına bağlı olarak bacakta veya ayakta kalıcı uyuşma ve felç gelişme ihtimali yüksektir. Bel fıtığında ameliyat teknikleri hakkında bilgi almak için Bel Fıtığı Ameliyatı Bazan dışarı fırlayan nucleus parçası o kadar büyük olur ki, omurilik kanalında aşağı doğru yol alan ve içinde işemeyi, büyük abdesti tutmayı, cinsel işlevleri düzenleyen lifleri de içeren sinir demetini ezer. Bütün bel fıtıklarında % oranında görülen bu tabloda bacaklarda veya ayaklarda güçsüzlük, idrar yapamama ve damla damla idrar kaçırma, büyük abdesti yapamama, iktidarsızlık, apış arasında uyuşma gibi belirtiler görülebilir. Bu durum bel fıtıkları içerisinde en tehlikeli olanıdır ve acilen ameliyat olmayı gerektirir. Bu fıtıklarda ilk 36 saatten sonra ameliyat yapılsa dahi birtakım hasarların geri dönüşü olmaz. Beşinci Aşama Sekestrasyon Dördüncü aşamada gerçekleşen sürecin aynısı olur; farklı olarak, dışarı fırlayan parça kopar ve omurilik kanalı içerisinde bağımsız bir parça olarak durur. Bu olaya Sekestrasyon ve parçaya da Sekestre Disk Fragmanı veya Serbest Parça denir. Beşinci Aşama fıtığın diğer bütün özellikleri, belirtileri ve tedavisi Dördüncü Aşama fıtıklarınkiyle aynıdır. Yukarıdaki resimde solda kırmızı oklarla gösterilen kısım Ekstrüde Disk Parçası’nı sağda kırmızı oklarla gösterilen kısım da Sekestre Disk Parçası’nı göstermektedir. Solda parçanın disk mesafesi ile bağlantısı halen mevcut ama, sağda bağlantısı kalmamıştır. Tedavi Tek tedavi seçeneği ameliyattır.
Bel Fıtığı Nedir? İnsanlar yaşam boyunca yer çekimi ile mücadele içinde olduğundan veya diğer sebeplerden Hareketsizlik, kazalar, duruş bozukları .Vs , omurga rotasında ve eklemlerinde düzensizlikler meydana gelmektedir, bu düzensizlikler, uzun bir süre insanlara hiç belirti göstermeden diskleri yıpratmaya devem eder, gerilim belli seviye geldiğinde tepki olarak omurgalarda fıtıklar oluşur. Küçük bir yanlış hareket aniden ağrıların ortaya çıkmasına sebep olur, ağrıların ortaya çıkması omurgada oluşan gerilimin sonucundur. Omurga yapısında şekil bozuklukları, yıpranmalar nihaiyi olarak omurga en zayıf bölgesinde fıtıklar oluşturmaktadır. Not; boyun C4-C5-C-6, bel L4-L5 gibi Bel bölgemizde bulunan omurgaların arasındaki kıkırdak yapının yırtılarak, omurilikten çıkan sinirleri sıkıştırmasıdır. Önce şiddetli bel ağrısı, daha sonrada ayağa yayılan ağrıyla ortaya çıkar. Yatak istirahati ve bazı ağrı kesicilerle tedaviye rağmen, ağrısı geçmeyen, sosyal yaşantısı etkilenen ve ayakta felçler ortaya çıkan hastalarda uygulanan cerrahi girişimler bu gün hızla gelişmekte, hasta kısa sürede eski yaşantısına dönmektedir. Tedavisinde gecikilen vakalarda ise ağrılar ve felçler kalıcı olmaktadır. Bel Fıtığının Teşhisi Hastalığın geçmişinin anamnez doktor tarafında iyi bilinmesi gerekir, böylece doktor hastalığın hangi aşamada olduğu tespit edilir, fakat bazen buda yeterli gelmeyebilir. Bu nedenle X-Ray Filmi, MR?ın çekilmesi gerekebilir. Ancak bu şekilde hastalığın hangi devrede olduğu, omurga düzensizliklerin hangi boyuta olduğu anlaşılır. Ne Gibi Tedbirler Alınabilir? İş yerinde band veya masa başında çalışırken beli fazla zorlamadan çalışma imkanı ayarlanmalıdır. Fazla kilolar omurlar için çok büyük ağırlık oluşturur, bu nedenle fazla kilolardan kaçınılmalıdır. Sandalyeye oturunca doğru oturmak gerek aşırı öne, yanlara veya arkaya sarkmak bele zarar verebilir. Ağır yükleri ya yalınız kaldırmamalı veya parça parça kaldırmalıdır. Ağır yükü kaldırırken kesinlikle bacakları düz tutarak eğilip kalkılmalıdır. Taşına yükün tek taraflı taşınmaması gerekir. Yükün mümkün oldukça vücuda yapışık taşınması daha uygundur.
bel fıtığı beyin ve sinir cerrahisi